DÜ-ŞÜN-MEK
Eşref-i mahlûk olan insanın en büyük özelliğidir
belki de düşünmek. Bizi diğer
canlılardan ayıran en büyük özellik. Düşünebildiğimiz için iradeye sahip
olabiliyoruz yani kendi fikrimizi ve kararımız ortaya koyabiliyoruz. Tabi en önemli
hususlardan biri de “nasıl düşünmek?” sorusunun cevabıdır aslında. Çünkü bazen o
kadar kötü düşünen insanlarla karşılaşıyoruz ki keşke bu hiç düşünmese diyoruz.
Bir de düşünmeyenler var yaptıklarını ve yapacaklarını tamamen tesadüf
bırakanlar ki bunlarda en az kötü düşünenler kadar zararlı çünkü düşüncesizce
yapılan bir hareket bazen en kötü düşünceden bile kötü olabiliyor. Ama bundan
da kötüleri var ki bunlar toplumun ayakta uyuyanlar diye adlandırdığı
düşünemeyenler, belki de bir toplumun tehlike potansiyeli en yüksek kesimi! Çünkü
düşünemeyen kişinin yerine başkası illaki düşünür ve o düşündüğünü düşünemeyen
kişiye yaptırır. Düşünen kişi eğer kötü düşünüyorsa en büyük desteği bu
kesimden alır ve tehlike potansiyeli tavan yapar. En büyük marifet ise her şeye
rağmen iyi ve güzel düşünebilmektir. Bir toplumda aranan insan görüntüsüdür.
Her şeye rağmen iyi ve güzel düşüne insan ait olduğu topluma umut verir ve o umut
belki de bir toplumun en kötü durumdan kurtulup hayat bulmasına vesile olur.
Tıpkı en kötü ve en dar zamanda iyiyi ve güzeli düşünüp bir topluma umudu
aşılayıp hayat veren Mustafa Kemal ATATÜRK gibi…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder