6 Mayıs 2016 Cuma

ARAP GÜZELİ’NE


ARAP GÜZELİ’NE

Koca karanlık bir vadi,
Kaybolmuşum , ışık yok yolum sisli,
Düşmüşüm dostlardan ırağa, her bakış yabancı ,
Koca karanlık bir vadi,
Kaybolmuşum, ışık yok yolum epey sisli,

Yalın ayak dikenlerden geçerken,
Bir yudum su içilmezken,
Düzmece kelamlardan saklanırken,
Güneşten parıltı dahi yokken,
Gördüm onu,

Beyazlı bluzu,mavili pantalonu,
Masumiyet pınarı bir ifadesi,
Uzun boyu,
Kömür gözleri vardı,
Sis dağıldı , güneş doğdu dostum gelmişti,

Selam etti,
Selam ettim,
İşte bu ışığın selameti,
Bir bahar gelmişti,
Geçmişin özlemiyle buz tutan kalbimin , yeni bir dostun sıcağıyla tekrar atacağını kim bilebilirdi ki ?

‘’Arap Güzelisin sen !’’ Dedim ,
İşte dönmüştü mevsimim,
Arap Güzeli’de tıpkıydı benim,
Karanlıkta güneş olduk birbirimize içim içim,
Koca vadinin içinde bir yakamoz filizlendi,

Unutabilir misin eskileri ?
Dertleştiğimiz gecelerin nefesini ?
Ya gülüştüklerimizi ?
Bir araya gelince çocukça tebessümlerimizi ?
Bu beden dedikleri musllaya uzatılmadan , yemin olsun ki ben unutmam,

Her faninin yüreği kendi sarayıdır,
Her faninin rengi de kendi kalbinde saklıdır,
Benim hayatım dostluğun ve muhabbetin doruklarında yeşermenin huzurunda,
Yer yer kederin kırmızısı asla bucağı sonu anlaşılamayacak dipsiz bir denizin derinliğidir.
Sen yeşermenin manası ,yeşilin rengi, yolumun ışığı , en değerlilerimdendin Arap Güzeli,

Şimdi dağıldı o sarayın has bahçesi,
Gitti ve dahi savruldu yapraklar,
Biz koca vadiden sıyrılmış dostlardık,
Sahte bakışları yenmiş,
Kara ve sisli vadiye dostluk büyüsünü salmıştık,

Kapıldın bir başka rüzgara,
Rüzgar oldu fırtına,
O fırtınya kapıldın durdun da beni de yaktın,
Aşk dedin durdun da intizarlarla dağlandın,
Olmuyor ne yapsam içimde kopar isyanlar , yandın ya dost beni de benden aldın,

Dostlar beyhude bırakılmaz ki yazık olur,
Her bakış bir cevap,
Her cevapsa bir günah,
Sende benim gibi ağlama ne olur ,
Bugünler elbet sana dün olur,

Ah benim gözü görmeyenim,
Ah benim kıymet bilmeyenim,
Nereden buldun eski düşmanımı ?
O paslı kırık hançeri ?
Nasıl geçiriverdin içine ta o sarayın, bahçenin , denizin,

Düşünür müydüm benim için öl desen ?
Beni öldürseydin de,
Sen yaralamasaydın,
En çok bu üzerdi beni,
Mahvederdi bu o yakamozu,

Ah Arap Güzeli ah,
Demek ki dostlar böyle yanarmış,
Allah’ın verdiği yüreği, kul yararmış,
Allah’tan dilemiştin cezamı,
Merak etme ona bırakmadın hesabını,

Şimdi yakamoz soldu gitti,
Vadiye yine bastırdı pusun sisi,
Bu yürek unutmazda seni,
Bulamayız o mesut günleri,
Artık aramıza çağ yangını girdi,

Unutmak acıtır,
Baktığın gökkubbede bulut yerine zift görür durursun,
Yediğin lokma büyür büyür gırtlağını yakar geçer,
Kuşun cıvıltısından yıllanmış dertli bir şarkı işitir olursun,
Nefes aldıkça batar kalbine dikenler sızlar,
Sesine hasret kalırsın sonra yavaştan yavaştan unutursun,
Unuttuğuna kahrolursun,
Artık bize kış geldi Arap Güzeli,
Döndü vadinin mevsimi,
Bahar kaçtı bizden,
Unutmak acıtır,
Ben dalgalandım da duruldum,
Seninde için yanacak,
Ama elbet elbet unutacaksın,
Bize artık kış geldi,
Kar geldi ,
Sükut geldi,
Unut beni Arap Güzeli,
Unut,
Eser de bir gün beni özlersen okursun bu söylediklerimi,
Sarılıp ,öpemez ama usanmadan anlatır beni sana...
                                                                                                                                           5 Mayıs 2016


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder