Değer, aslında bakarsanız pek de uzatılacak bir şey
değildir. Bazı insanlara hak ettiğinden fazla verilen sevginin ve saygının bir
arada vücut bulduğu insani bir duygudur. Bazen o kadar kör oluruz ki kendimize
veya en yakınımıza verdiğimiz değerin daha fazlasını bize yakın gibi görünen
ama aslında bize hiç yakın olmamış ve olamayacak şahıslara veririz sonrasında
hayat bize bu konuda yaptığımız hataları acı bir şekilde gösterir. Bir bakmışız
ki değeri asıl hak edenler, bizim hak etmeyene verdiğimiz değerden daha
fazlasını bize verenler de çekip gitmişler. En sonunda da bize kalan koskoca "YALNIZLIK" o zaman yaşadığımız pişmanlık hissi hiçbir şeye fayda getirmez
sadece geçmişi hatırlayıp içimizde ki acıyı dinleriz o kadar. En az bu acı
kadar kötü bir şey var ki o da bu acıyı dindirecek bir çarenin bulunmamasıdır. Verdiğin
değerin karşılığını göremeyince de etrafındakilere ve kendine karşı bir
güvensizlik başlar bu da yeniden başlangıç yapmanın hayli zaman alacağının
göstergesidir. En ilginç olanı da hayatımızın en önemli parçası olan değeri
kimin hak edip kimin hak etmediğini genellikle yaşanmasını en son isteyeceğimiz
olaylarla anlıyoruz. Yani yaşanmasını istemeyeceğimiz olaylar belki de gerçeği
görmemiz açısından yaşanması gereken mühim olaylardır. Bitirirken şunu da
eklemek istiyorum. Bence yaşanan olaylardan sonra "bu olay neden yaşandı?" siteminin yerine bu olayın sonucunda değişenleri ve değişkenlik gösterenler
insanlar üzerinde yoğunlaşmalıyız. Olayların sonunda değeri gerçekten hak
edenler kendini ister istemez elbet gösterecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder